ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

O BİR DÜNYA LİDERİ İDİ.

GÜLAY  GÖKTÜRK

13 Mayıs 2012, 11:49

GÜLAY GÖKTÜRK

"Merhum Erbakan Hocamızın" ölüm yıl dönümü ve "28 Şubat Süreci" nedeniyle kamuoyunda "Milli Görüş Harekâtı'nın" içeriğiyle ilgili çok yönlü tartışmalar yapılmaktadır.

"Milli Görüş," Türk insanının gerçek "kişiliğini ve kimliğini" oluşturmaktadır.

Bu görüşün felsefesinin derinliğine indiğimizde geçmişiyle, tarihiyle, diliyle, diniyle insanları buluşturan ve günümüz teknolojisiyle harmanlayan bir yöntem olduğunu 40 yıldır haykırıyoruz. Kısaca Milli Görüş, "milletimizin kendi öz görüşüdür."

Bu görüş sayesinde insanımız kendini bulmaya başladı, çevrenize dikkatlice bir bakın bakalım. Nerede bir siyasi hareket varsa mutlaka orada "Milli Görüşün" izleri vardır. "Anavatan Partisi'nden" tutunda "AK Parti'ye" kadar hepsinin temelinde "Milli Görüş" vardır.

Nerede bir başarılı siyasetçi varsa kaynağını "Milli Görüş'ten" almıştır. Rahmetli "Özal"dan "Tayyip Erdoğan"a kadar...

Kıyısından, köşesinden herkes bir şeyler kapmıştır ancak "Milli Görüş'ün özünü" hiç biri yaşayamadı. Aslı ve özü hâlâ yerinde duruyor.

Evet, "Milli Görüş bir okuldur." Bu okulun baş mimarı da merhum "Erbakan Hocamız" dır. Bu okuldan nice devlet adamları, bürokratlar, sanayiciler, bilim adamları, mühendisler, akademisyenler, doktorlar, siyasetçiler ve daha bir yığın meslek adamları yetişmiştir.

"Milli Görüş'ün" sesi olan "Milli Gazete"den de yüzlerce gazeteci, yazar, televizyoncu, düşünürler çıktı. Bunların hepsi piyasada başka alanlarda görev yapmaktadırlar.

Bu insanlar, "Milli Görüş Okulunda" öğretilen bilgilerin esasını uygulamıyorlar ama mayaları buralarda oluşmuştur. Bu hareketin özünü ne kadar yaşamasalar bile şu anda "Milli Görüş Harekâtı," ülkemizin her tarafında varlığını sürdürüyor.

Yine tekrar edelim şu anda ülkemizin her tarafında " Hakiki Milli Görüş" yok. Taklitçi "Milli Görüşçüler" var ama "hakikisi ve özü" yerinde duruyor.

Bir gün "Hakiki Milli Görüşçüler" iş başına gelecek ve bu ülkenin önü işte o zaman açılacaktır.

İnsanımızın ve ülkemizin "Milli Görüşe" neden ihtiyacı vardır?

Bunun pek çok nedenleri sıralanabilir. Esas nedeni ülkemiz insanının yaşadığı en önemli sorunların başında "kişilik ve kimlik" sorunu gelmektedir.

Her şeyden önce "kimlik kavramı," insana özgü bir kavramdır. Bir şahsın var oluşunun ifadesidir. Var oluş bilincine sahip bireyin kişiliği, kimliği, tavır ve davranışları topluma model olması gereken bir şahsiyettir.

Türk insanının kimlik sorununun nedenleri üzeride çok farklı farklı tespitler yapılıyor. Bu tespitlerin ortak paydalarına baktığımızda, "sosyo-politik" sebepler daha çok öne çıkıyor.

Cumhuriyet tarihi boyunca, yabancı ülkelerden ithal edilen kanunlar hiçbir zaman "sosyal dengeyi ve huzuru" sağlayamadı.

Devamlı problem, devamlı huzursuzluk ve adaletsizlik getirdi. En kötüsü, insan karakterinin genlerini bozdu.

Yıllardır Avrupalı olacağız diye Batı'nın her şeyini aldık, "Batılı olabildik mi?"

Kendimize ait olan Anadolu'nun "geleneksel yaşan tarzımızı" sürdürebiliyor muyuz?..

Bin yıllık tarihi süreçler içerisinde İslâm'la iç içe yaşadık, "İslami bir yaşam tarzımız" var mı? ...

Cumhuriyet tarihi boyunca devamlı bize, "Kemaliz mi" ve Atatürkçülüğü" aşıladılar, Atatürkçü olduk mu?..

Yapılan bütün analizler sonucunda, nasıl bir "insan profilinin" ortaya çıktığını birlikte görelim.

"Ceza Yasalarını," İtalya'dan almışız.

"İdari hukuku," Fransa'dan almışız.

"Medeni hukuku," İsviçre'den almışız.

"Ceza yargılaması hukukunu," Almanya'dan almışız.

Buna göre, Cumhuriyet tarihi boyunca; Türk vatandaşı, "İsviçre medeni yasalarına göre evleniyor."

"İtalyan ceza yasalarına göre, cezalandırılıyor."

"Alman ceza muhakemesi kanunlarına göre, yargılanıyor."

" Fransız idare hukukuna göre idare ediliyor."

"İslâm hukukuna göre de gömülüyor."

Böylesine "karmaşık," böylesine "kozmopolit" bir sistemde yetişen bir vatandaş nasıl "bir kişilik," nasıl "bir kimlik" kazanacak?..

Bu kadar yarım, bu kadar karışık, bu kadar derme toplama bir sistem, bir bütün oluşturuyor mu?

Yeni sistem, yeni bir düzen oluşturmak için geçmişin yaşam tarzını, tarihini, dilini, dinini ve kültürünü tümüyle ret etmek, bir milletin vatandaşlarını ne hale getirdiği işte ortada?..

Bütün bu çarpıklıkların ve yanlışların düzelebilmesi için, ısrarla savunduğumuz "Milli Görüş İlkelerimize," ülkemizin ve insanımızın her zamankinden daha fazla ihtiyacı olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ŞEHRİMİN YANLIZLIĞI11 Ekim 2018

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi