ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

BİR ÖMÜR HİKAYESİ SABAHATTİN ZAİM HOCA.

GÜLAY  GÖKTÜRK

13 Mayıs 2012, 11:22

GÜLAY GÖKTÜRK

Toplumların tarihlerine isimlerini altın harflerle yazdıran şahsiyetler vardır ki, geçmişle gelecek arasında birer köprü vazifesi görürler, içinde yetiştikleri toplumun değerlerini yüceltme gayesine matuf adımları sayesinde toplumların maşeri vicdanlarında paha biçilemez kıymette makes bulurlar. Bedenleri fizik âlemden göçse dahi şahs-ı manevileri hafızalardaki tazeliğini korur. Fikirleri, geride bıraktıkları matbu ve gayr-i matbu eserler, yetiştirdikleri "güzel insanlar", onları her daim hatırlatacak birer canlı numune olarak karşımızda, önümüzde dururlar.

Yine öyle isimler vardır ki hafızalarımızda, hatırlandıkları vakit mütebessim çehreleri zihnimizde birer portre olarak canlanır, o âdemoğlu ile ilgili hatıralarımız birer film şeridi gibi gözlerimizin önünden geçiverir.  Hatırlanmaya değer olduklarından ve iz bıraktıklarından olsa gerek geride bıraktıkları her hatıra birer mühim kayıt olarak bir ömrün hikâyesine tahvil edilir zihinlerimizde.  

Kültür tarihimizde hatırat kitaplarına olan ilginin boyutları, hatırata konu olan şahsiyetlerin toplum hafızasında bıraktığı izlerin yoğunluğu ile doğru orantılı olsa da çoğu zaman hak ettikleri ilgi ve alakayı görmezler. Oysa ilgi ve alaka göstermesi icap eden herkesin zihninin bir köşesinde hatırata konu olan şahsiyetlerin geride bıraktığı eserler hakkında kırıntı düzeyinde de olsa muhakkak bir şeyler bulunur. 

İşte, "Bir Ömrün Hikâyesi" de bu duygu ve düşünceler muvahecesinde vücut bulmuş eserlerden biridir. Sabahattin Zaim Hoca’nın hayat hikâyesi… 81 yıllık bir ömrün kendisinden uzun emellerle yaşanmışlığı bir kitaba nasıl sığdırılır bilinmez. Ancak "İşaret Yayınları’ndan Dr. İsmet Uçma ve Yasin Beyaz’ın, İstanbul Üniversitesi’nden, Sabahattin Zaim Beyefendi’nin öğrencisi Prof. Dr. Sedat Murat’ın, Hoca’nın ailesinin ve diğer talebelerinin değerli gayretleri, her şeyden önemlisi Sabahattin Zaim Hoca’nın sağlığında gösterdiği üstün gayretleri sayesinde "Bir Ömrün Hikâyesi" okuyucusuyla buluşmuş durumda.

Hatırat kitapları tarihe isim bırakan şahsiyetlerin kişisel yaşam öykülerini yansıttığı gibi, bir devre, bir döneme ve bir zaman diliminin kendi atmosferinde yaşattığı, sosyal, kültürel, ekonomik ve siyasal olaylar dizisine de tanıklık ederler. Bu anlamda "Bir Ömrün Hikâyesi" Sabahattin Zaim beyefendinin salt yaşam öyküsünden ibaret değil, aynı zamanda bir dönemin de hikâyesidir.

Bir Ömrün Hikâyesi’nde, Anadolu insanının ilmi, siyasi, iktisadi hayatta söz sahibi olmak istediği bir dönemde, üniversite kapılarından, seçkinci bürokrasinin yüksek kalelerinden geri çevrilmek istendiği bir atmosferde, Anadolu Çocuklarının elinden tutan, onlara hocalık ve ağabeylik yapan bir mütebessim çehrenin hayat hikâyesine tanıklık etmekle birlikte, mezkur şahsiyetin çağına tanıklığını da derin okumalara tabi tutmak mümkün.

Değerlerinden kopmamış, sabitelerini merkez alarak evrensel bir bakışla milletine ve milletinin çocuklarına hizmet etmiş, manevi dinamikleri dinamitlemeye kalkanların karşısında fikri mücadele vererek bir kale gibi durabilmiş Sabahattin Zaim Beyefendi’nin "Bir Ömrün Hikâyesi" adlı hatıratı bence 50’li yıllarda doğan ve Hocanın talebeliği şerefini yakalamış herkesle birlikte mümin ve mütevekkil Anadolu insanının 80 yıllık mücadelesine gönül veren herkesi yakından ilgilendiriyor.

Güzel insan yetiştirme misyonuna 81 yıllık bir ömrü adamış Sabahattin Zaim Beyefendi’nin bizzat yakınında yetişmiş olmak Hoca’nın yaşamını ve geride bıraktığı değerleri yaşatmak misyonuna sahip çıkmak adına başlı başına yeterli bir ölçüt değil, belki olmamalı da. Hocayı uzaktan yakından tanıyan herkes Hoca’nın yaşam öyküsüne yakından tanıklık ederek, "Bir Ömrün Hikâyesi"ni sindire sindire okuyarak kendisinden sonraki nesiller için bir şeyler üretme, yarınlara taze fidanlar dikme azmine sahip olabilir.

Balkanlarda bir "Evlad-ı Fatihan" olarak başlayan "Bir Ömrün Hikâyesi" Anavatan’da "bir güzel insan" olarak sona ererken bu koca ömür dilimi içerinde yaşanan her şeye dair bir takım izler, anekdotlar hassas bir terazide tartılıp, dikkatlice bir imbikten geçirilerek hocanın kaleminden yayınlanmış. Gıybete, dedikoduya açık kapı bırakacak her ayrıntı, kişilerin kalplerinde yara açabilecek noktalar Hoca’nın bizzat kendisi tarafından sağlığında gözden geçirilerek, tek tek ayıklanmış. Hoca, büyük bir kadirşinaslıkla yakın uzak bütün dostları hakkında yapıcı ve olumlu anekdotları gün yüzüne çıkararak kendisinden sonraki kuşaklara ahlaki değerler adına önemli mesajlar vermiş.

"Hocaların Hocası" ünvanına sahip olan Sabahattin Zaim Beyefendi’nin yirmi civarında basılmış kitabı, iki yüzün üzerinde yayınlanmış makalesi, sayısız, konferans, konuşma ve sohbeti bulunsa da arkasında bıraktığı esas büyük miras gelecek kuşakların örnek alacağı "örnek ve güzel insan olma" misyonunu başarıyla tamamlamış olmasıdır.

Nihayet, "Bir Ömrün Hikâyesi"nde Hoca’ya ait bir tespitle yazımıza son verelim. "Yüce Allah, hafıza denilen zihni kabiliyeti de buna göre ihsan etmiş. İnsan, yaşlandıkça hafızasının şimdiki zamanla ilgili kısmının zayıfladığını, buna karşılık, mazi ile olan irtibatının daha da güçlendiğini hissediyor. Mazinin tüm tafsilatı, sanki taşlara kazınmış eski yazılar gibi onun üzerinde kuvvetli ve sağlam olarak kalıyor."

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit
ŞEHRİMİN YANLIZLIĞI11 Ekim 2018

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi