ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

İLK CEP TELEFONUNU İCAT EDEN DR. MARTİN COOPER OLDU.

İLK CEP TELEFONUNU İCAT EDEN DR. MARTİN COOPER OLDU.

Editör HATİCE ZÜMER

ABD Lİ BİLİM ADAMI DR.MARTİN COOPER TARAFINDAN 3 NİSAN 1973 TE İCAT EDİLEN CEP TELEFONU İSE TÜRKİYE'YE 23 ŞUBAT 1994 TE GİRİŞ YAPTI.

Steven o sabah normalden daha geç bir saate uyanmıştı. İşe geç kalmış olmanın paniğiyle evden uçarcasına hızlı adımlarla çıktı. Ofiste içeceği sabah kahvesinin hayaliyle metro istasyonuna doğru yürürken gözü iyi giyimli bir adama takıldı. Elinde tuğlaya benzer bir şey tutan bu adam karşıdan karşıya geçiyor ve bir yandan da elindeki ‘tuğla’ya heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatıyordu. Steven yanlış gördüğünü düşünerek arkasına baktı. Adamın elinde bir ‘tuğla’ tutmadığına emindi ama bunun ne olduğunu kendine açıklayabilmekten de çok uzaktı. ¨Burası New York¨ diye düşündü ve işe geç kaldığı gerçeğine geri dönerek hızla yürümeye devam etti.

Steven’ın gördüğü o adam Motorola İletişim BirimiBaşmühendisi Dr. Martin Cooper’dı. Ekibiyle birlikte 1973 yılının Nisan ayında ürettiği ilk mobil telefon ile rakip firmadaki mevkidaşına ¨yarışı kazandıklarının¨ haberini veriyordu. Cooper, aynı zamanda ¨mobil telefonla ilk arama yapan insan¨ ünvanını da kazanıyordu. 
Yukarıdaki hikayenin ilk kısmı kurmaca ancak ikinci kısmı son derece gerçek. Hikayenin asıl kahramanı, ¨tuğlayla konuşan adam¨, tüm mobil iletişim cihazlarının başlangıcı sayılabilecek ve bugün hepimiz için vazgeçilmez hale gelen telefonunun mucidi Dr. Martin Cooper, SPAM’e özel bir röportaj verdi.

SPAM> 1973 yılında sizin liderliğinizde üretilen dünyanın ilk mobil telefonu ile ilk aramayı yaptınız. O günlerden bahseder misiniz?

M. Cooper> 1973 Nisan’ında New York’ta amacımız, dünyaya, özellikle de hükümetin karar mercilerine kişisel mobil haberleşmenin hikayesini sunabilmekti. Hükümet o dönem Amerika Birleşik Devletleri mobil telefon piyasasında adeta bir tekel olan AT&T ile anlaşmaya varmak üzereydi. Biz tekel düşüncesine karşı olduğumuz gibi AT&T’nin mobil telefonları sadece otomobil sistemleri için üretmesi fikrine de karşı çıkıyorduk. AT&T dünyanın en büyük firmasıydı, benim çalıştığım şirket olan Motorola ise çok daha küçük ölçekliydi. Hükümetin dikkatini çekebilmemiz için çok özel bir hamle yapmamız gerekiyordu. Elde taşınabilen bir telefon üretme fikri tam bu sırada aklıma geldi. 1973 yılında internet, taşınabilir bilgisayar, dijital kamera ve günümüzdeki entegre devre ve çipler yoktu. Bu sebeple de ilk mobil telefon çoğunlukla birbirinden bağımsız parçalarla üretildi. O zamanın standartları için dev bir hamleydi. Yaptığımız telefon çalışınca bütün dünyanın ilgisini çekmeyi başardı.

SPAM> 40 yıl önce cep telefonlarının geleceği hakkında ne düşünüyordunuz?

M. Cooper> Günün birinde herkesin cep telefonu kullanacağından emindim ama telefonların aynı zamanda kamera, bilgisayar, hatta başlı başına dijital iletişim cihazı olacaklarını tahmin etmemiştim. O zamanlar sıkça yaptığım bir şaka vardı; her insana bir telefon numarası atanacağını, o numarayı aradığınızda eğer telefon açılmıyorsa o kişinin hayatını kaybettiğini anlayacağınızı söylerdim. Bugün baktığımda çoğu işletmenin mobil cihazlar olmadan yaşayamayacağını görüyorum. Ayrıca araç telefonlarının kablolu telefonlar kadar ilgi görmemiş olması da bu süreç içerisinde beni şaşırtan şeylerden biri oldu.

SPAM> Cep telefonlarının gelişimi hakkında bugün ne düşünüyorsunuz? Gelecekte daha neler göreceğiz?

M. Cooper> Cep telefonlarının gelişiminde daha başlangıç aşamasındayız. Bir kısım insan için cep telefonları çok karmaşık, bir kısım için ise servis sağlayıcılar çok pahalı. Şu anda hala cep telefonları ortalama bir insan için çok karmaşık ama çoktan herkesin bir parçası olmuş durumda. Tüm insanlar birbirinden farklı özellikler taşıdığı için ideal cep telefonu kişiye özel olarak üretilmeli. Servis sağlayıcılar da işlerine öyle geldiği için genel kullanıma özel paketler üretiyorlar. Ancak yapmaları gereken hayatı daha kolaylaştıran tarifeler sunmak.

Gelecekte telefonların özellikle sağlık konusunda çok işlevsel olacağı düşüncesindeyim. Hastalıkları teşhis etmede kullanıcılara kolaylık sağlaması ve hatta daha hastalık ortaya çıkmadan önlenmesi konusunda çok işe yarayacaklarını düşünüyorum. Cep telefonu teknolojisi eğitim konusunda da gelişime çok açık ama en önemlisi insanlar arasındaki paylaşımı artırıyor ve üretkenliği besliyor.  Bu gittikçe gelişen iletişim gücü insanlar arasındaki problemleri hatta savaşları dahi önleyebilir.

SPAM> Teknoloji geliştikçe ortaya başka bir problem çıktı: ‘Güvenlik’. Mobil güvenlik hakkında ne düşünüyorsunuz?

M. Cooper> Mobil cihazlarda bilgilerin gizliliği hala üzerinde en çok çalışılan konu. Tek bir çözüm yok. Anlaşılması gereken temel nokta, her insanın bilgileri o kişiye özel olduğu ve kimsenin o insanın izni olmadan bu bilgilere ulaşmaması gerektiği. Bir hırsızın bilgilere ulaşmasının en kolay yolu o telefonu ya da içindeki bilgileri çalmasıdır. Tüm iletişimin çift yönlü olarak şifrelenmesi yavaş yavaş imkanlı hale geliyor. Ancak bu geliştikçe hacker’ların da kendilerini geliştirdiğini gözardı edemeyiz. Güvenlik konusunda her birimin üzerine düşen gayreti göstermesi gerekiyor.

TÜRKİYE'DE İLK CEP TELEFONU SERÜVENİ

Yanımıza almadığımızda eksikliğini en çok hissettiğimiz şeylerin başında artık  telefonumuz geliyor. İletişim toplumunun sembolü haline gelen cep telefonları ve kullandıkları teknolojiler hızla gelişiyor. Cep telefonları ile  şebekesi üzerinden iletişim 90'lı yıllarda gerçekleşti ancak teknolojinin standartları 80'li yılların başında şekillenmeye başladı.

GSM'in doğuşu

Global System for Mobile Communications veya kısaca GSM dediğimiz Türkçeye ise "küresel mobil iletişim sistemi" olarak çevirebileceğimiz teknoloji için ilk adım 1982 yılında atıldı. Avrupa Birliği devlet başkanları GSM projesini onayladı ve 900 Mhz frekansının  iletişim için kullanılması kararını aldılar. Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya, araştırma ve geliştirme çalışmaları için işbirliği anlaşması imzaladı. ABD ve Japonya bu gelişmeleri uzaktan takip ederken diğer taraftan kendi mobil teknolojilerini geliştirmek için çalışmalarını sürdürüyorlardı.

1988 yılında AB tarafından GSM altyapısının özellikleri detaylı olarak belirlendi ve operatörler için ihale şartnamesi oluşturuldu. Aynı yıl 10 GSM operatörü ile anlaşma imzalandı. 1990 yılında İngiltere'nin önerisi ile 1800 Mhz frekansının da GSM şebekelerine adapte edilmesine karar verildi.

Artık mobil iletişim için standartlar belirlenmiş ve geriye buna uygun cep telefonlarının ve baz istasyonlarının geliştirilmesi kalmıştı.

GSM'de ilk 'alo' Finlandiya'da

20 sene önce, 1 temmuz 1991 tarihinde Finlandiya Başbakanı Harri Holkeri, Nokia tarafından sağlanan ekipmanlarla ilk GSM görüşmesini yerel GSM operatörü Radiolinja üzerinden gerçekleştirdi.

1 temmuz 1991 tarihindeki ilk GSM görüşmesine kadar mobil iletişim konusunda birçok çalışma yürütülüyordu. Motorola'nın cep telefonu bölümünün başında yer alan Martin Cooper'ın 3 Nisan 1973 tarihinde 1 kilo 133 gram ağırlığındaki telefon ile yaptığı görüşme ilk cep telefonu görüşmesi olarak kayıtlara geçtiğinde GSM gibi mobil iletişim konusunda bir standart henüz yoktu.

AB, ABD ve Uzakdoğu rekabeti

1989 yılında AB ülkeleri tarafından belirlenen GSM standartları uluslararası hücresel telefon standardı olarak kabul edildi. ABD, Japonya ve Güney Kore ilk başlarda bu standartları kabul etmek istemedi. Avrupa Birliği, ABD ve Uzakdoğu ülkeleri arasında teknolojik bir çekişme haline dönüşen GSM konusunda ABD geri adım atmak zorunda kaldı. 1995 yılında Kuzey Amerika'nın ilk hücresel telefon şebekesi ABD Başkan yardımcısı Al Gore ile GSM 1900 frekansı üzerinden yapılan görüşme ile başladı. 800 ve 900 Mhz GSM bantlarına ABD tarafından 1900 bandı eklenmiş oldu. AB'nin GSM standartlarına en sert muhalif olan ülkeler ise Japonya ve Güney Kore oldu. Japonya ve Güney Kore GSM standartlarını kabul etmedi ve kendi standartlarını belirleyip kendi mobil şebekesini kurdu. Bugün Japonya ve Güney Kore'ye gittiğinizde GSM telefonlarını kullanmakta yaşanılan sorunların sebebi zamanında yaşanılan teknolojik rekabetten başka bir şey değil.

Türkiye'de ilk 'Alo'

'de ise ilk cep telefonu görüşmesi 23 Şubat 1994 tarihinde 9'uncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ile dönemin Başbakanı Tansu Çiller arasında gerçekleşti. Türkiye'de ilk GSM operatörü ise aynı yılın Mart ayında 900 Mhz frekansında hizmete başlayan Turkcell oldu. Turkcell'i iki ay sonra hizmete başlayan Telsim takip etti. O yıllarda telefon görüşmesi yapmak dışında bir servis sunamayan ve sadece büyük şehir merkezlerini kapsama alanına alan GSM operatörleri üzerinden telefon görüşmesi yapabilmek için fiyatları 1000-2000 dolar aralığında olan cep telefonlarından almak gerekiyordu.

İlk SMS

1992 yılında ilk seri üretim GSM telefonu olan Nokia 1011 piyasaya sürüldü. Aynı yıl ilk mobil kısa mesaj (SMS) Nokia marka telefon üzerinde gönderildi. Finlandiyalı Nokia'nın GSM teknolojisine oldukça fazla katkıları oldu.

Türkiye'deki ilk SMS 1995 yılında gönderildi. SMS'lerde Türkçe karakter kullanımı ise 2008 yılında başladı.

İlk Roaming

GSM hattımız ile dünyanın her yerinden iletişim kurabilmemize olanak sağlayan uluslararası dolaşım diğer bir ifadeyle roaming için ilk anlaşma 1992 yılında Finlandiyalı Telecom Finland ile İngiliz Vodafone arasında imzalandı.

Diğer İlk'ler

1996 Faturasız yani kontörlü cep telefonu aboneliği başladı

1999 WAP tarayıcısına sahip ilk cep telefonu Nokia 7110 satışa sunuldu

2000 Dokunmatik ekranlı ilk cep telefonu piyasaya çıktı

2001 Renkli ekranlı ilk cep telefon modelleri Nokia ve Sony Ericsson'dan geldi

2002 Dünyanın ilk kameralı cep telefonu Nokia 7650 satışta, dünyada MMS (Multimedia Messaging Service) hizmeti başladı

2004 GSM abone sayısı tüm dünyada 1 milyara ulaştı

2007 Akıllı telefonlar için milat kabul edilen ilk iPhone modeli satışa çıktı

2009 Türkiye'de 3G mobil iletişim başladı

2013 Türkiye'deki 3 operatörün toplam abone sayısı 68 milyona ulaştı

Cep'te akıllı dönüşüm

İlk zamanlarda telefon görüşmesi yapmak dışında pek bir özelliği bulunmayan, adları cep telefonu olsa da büyük hacimlerinden dolayı cebe zor sığan ve yüksek fiyatları ile cep yakan mobil cihazlarla tanıştık. Bugün ise fiyatları her geçen gün ucuzlayan, yetenekleri hızla gelişen akıllı telefonlar ile tüm dijital hayatımızı idame ettirebiliyoruz. 2G ile başlayan sayısal veri akışı, geniş bant veri transferine izin veren 3G ile devam ederken, LTE yani 4G ile birlikte mobil iletişimde yepyeni bir dönem başladı. Ülkemizde hazırlıkları devam eden 4G'nin önümüzdeki yıl hizmete girmesi bekleniyor. Ülkemizde akıllı telefon sahipliği henüz %30 seviyelerinde ancak son dönemde satılan cihazların neredeyse %80 oranında akıllı telefon olduğunu ve bu oranın hızla değiştiğinin altını çizelim.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

DÜNYA

DÜNYA LİDERİ ERBAKAN HOCAMIZ YILLAR ÖNCE BİZLERİ UYARMIŞTI.

DÜNYA LİDERİ ERBAKAN HOCAMIZ YILLAR ÖNCE BİZLERİ UYARMIŞTI. 300'ler meclisi kararları alır ve 33'ler meclisi onaylar. 132ler meclisi tasdik eder nihai kararı başkanlık...

TERÖRİST İSRAİL ENGELLİYE BİLE İŞKENCE EDİYOR.

TERÖRİST İSRAİL ENGELLİYE BİLE İŞKENCE EDİYOR. Cani İsrail askerleri tarafından pazar günü El Halil'de gözaltına alınan down sendromlu Filistinli genç Tavil, ...
EYS SENDROMU13 Nisan 2018

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi