ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
TURGUT SAMSA : BENİ FETULLAH BİTİRDİ.

TURGUT SAMSA : BENİ FETULLAH BİTİRDİ.

Editör HATİCE ZÜMER

TSK'ya sızan FETÖ militanlarının hayatını kararttığı askeri öğrencilerden Turgut Samsa, İzmir Menteş Kampı'nda FETÖ'cü subaylar tarafından işkence ve baskılara maruz kaldığını söyledi. Samsa, pilotu olma hayallerimi Menteş Kampı'ndaki 1.5 ayda bitirdiler. Vatanı sevdiğim için hayallerimi yıktılar dedi

Turgut Samsa… Devlet kurumlarını kılcal damarlarına kadar saran Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) hayallerini çaldığı vatan ve millet sevdalılarından sadece bir tanesi. Vatanın yetim bir evladı olarak zor şartlar altında sürdürdüğü eğitiminde başarılarıyla göz dolduran Turgut Samsa, ortaokul dönemindeyken FETÖ ‘abi’lerinin radarına takılır. Henüz 12 yaşındayken İslam ve iman sözleriyle gözünü boyayan ‘abi’lerin evlerine gider. Kendisine izletilen Fetullah Gülen kasetlerinden dolayı dehşete düşen Turgut Samsa, 2,5 yılda, İslami metodlarla taban tabana zıt olan eylem ve söylemlerden dolayı bu yapıdan uzaklaşma kararı alır. Kuleli Askeri Lisesi talebesiyken Gülen grubuyla tüm irtibatını kesen Turgut Samsa, onlarca takdir belgesi alarak lise öğrenimini başarıyla tamamlar ve Kara Harp Okulu’na girmeye hak kazanır. Ancak FETÖ zulmü tam bu aşamada yakasına yapışır. Harp Okulu’nun ilk aşaması olan İzmir Menteş Kampı’na alınan Turgut Samsa, şok mangasına alınır. 1,5 aylık eğitim kampı süresince FET֒cü subayların işkence ve baskılarına maruz kalan Samsa, hem fizik olarak hem de psiokolojik olarak uğradığı çöküntü sonucu F-16 pilotu olma hayalini askıya alarak istifa eder. İstifa nedeniyle de 30 bin TL tazminat ödemek zorunda kalan Turgut Samsa; ruhunda hala izlerini taşıdığı ve hayallerinin çalındıği o karanlık süreci Gazetemiz Akit’e anlattı…

O ‘ABİ’LER ŞİMDİ DEVLETİN AKTİF KADEMELERİNDE

Sizi sıradan bir Gülen Grubu mensubu olmayıp da askeriyede zulüm gören öğrencilerden ayıran husus bir dönem bunların evlerine gitmeniz ve kısa sürede kopmanız olmuş. O süreci anlatır mısınız?

Bu yapının üyeleriyle tanışma sürecim 1999 yılında ortaokul ikinci sınıfta oldu. O süreçte 3 yıl okul birinciliği olan 12 yaşında bir çocuktum. Her parlak öğrenci gibi bana da bu vasfımdan dolayı ulaştıklarını düşünüyorum. Bunların yurtlarında kalan annemin dayısının oğlu, bir gün bana gelerek “Abiler var, ücretsiz ders veriyorlar, hayır işliyorlar sen de katılır mısın, dinen kendini de tazelersin” şeklinde teklifte bulundu. Ben de o zaman 12 yaşında bir çocuk olarak dini bir heyecanla bu teklifi kabul ettim. O zaman ilk tanıştığım kişi Selman Kuzu isimli ‘abi’ydi. İstanbul Yenibosna’da bölge sorumlusu olan, İstanbul Üniversitesi’nde Kamu Yönetimi okuyan ve hayalleri kaymakam olmak olan bu kişinin çok daha sonra, 29 Ağustos 2015’te yurt dışına kaçtığını öğrendim. Ev ‘abi’si ise Özkan Barut’tu. İstanbul Üniversitesi’nde Hukuk bölümünde okuyan bu ‘abi’ evdeki öğrencilerin denemelerin doğru ve yanlışlarıyla ilgilenen kişiydi. Bu nedenle bir yıl sınıfta kalmıştı. Şimdi Cumhuriyet Savcısı olduğunu ve 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında hakim olan eşi ile birlikte açığa alındıklarını ve kendisinin tutuklandığını öğrendim.

Size herhangi bir talimat veriyorlar mıydı?

Bizlere izletilen Fetullah Gülen kasetlerinde ordu veya emniyet mensubu olmamız durumda gerektiği müddetçe içki içmemizi, namaz kılmamamızı, kız arkadaş edinmemizi ve gece eğlencelerine gitmemizi istiyorlardı. Ben ise bunları sorgulamaya başlamış, İslami hiçbir metoda uymayan bu telkinleri reddettiğimi beyan etmiştim.   O süreçte, 2001 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni kazanarak girdim. Lisedeyken bana daha fazla baskı uygulamaya başladılar. Kuleli’deki öğrencilik zamanım 1,5 yıla yaklaşmışken artık bunalarak bunlara, “Ben vatanıma mı hizmet edeceğim sizin talimatlarınızı mı düşüneceğim” diyerek rest çektim ve irtibatımı tamamen kopardım. Bana bu süreçte “Sen bu kafayla hiçbir şey olamazsın” yollu imalı tehditlerde bulundular.

‘ABİ’LERLE İLETİŞİMİ KOPARINCA KABUS DOLU GÜNLER BAŞLADI

Askeri Lise’deki öğrenciliğiniz nasıl geçti?

Kuleli Askeri Lisesi’nin en gözde öğrencileri arasında yer alan biriydim. 100 disiplin notuyla 2005’te okulumu başarıyla tamamladım. 4 yıllık lise kariyerimde Disiplin Onur Belgesi ve elimde olan 25 takdir belgesi bulunuyor. Bunun sonucunda Kara Harp Okulu’na gittim. Kuleli Lisesi’nden mezun olanların Harp Okulu’na gitmeden 1,5 ay öncesinden yetkililerine gittiği yerdir Kara Harp Okulu. Bu kapsamda ilk olarak İzmir’deki Menteş Kampı’na alındık. Benim için kabus dolu zulüm günleri de burada başladı.

Neler yaşadınız?

Buraya gelmeden önce, irtibatı kestiğim Gülen cemaati mensuplarının muhtemelen hakkımdaki fişlemelerinden dolayı büyük baskılara maruz kaldım. Menteş Kampı şehrin merkezine 3 saat uzaklıkta ve şok mangalarıyla meşhurdur. Buradaki birliğe teslim olduğum gün işkence başladı. Kamp alanına girmek için otobüsten indiğimde Jandarma Üsteğmen Cihan Yıldız tarafından yerde süründürüldüm. Piyade teğmen Yahya Beğen ise bana 3 adet G3 piyade tüfeğini yükleyip saatlerce koşmamı emretti. Devre arkadaşlarım koşu yaparken veya dinlenirken ben izbe köşelerde bu tür işkencelere maruz kaldım. O İzmir’in sıcağında saatlerce güneş altında tutulduğum için bayılıyordum. Ayağımda da şiddetli sancılar oluşmuştu. Bu haldeyken üzerime yük yükleniyor, koşturuluyordum. Ve düşünün ben o haldeyken revir talebim dahi reddediliyordu.

“EN DİSİPLİNLİ ÖĞRENCİYDİM, 1,5 AYDA EN DİSİPLİNSİZ ÖĞRENCİ KONUMUNA DÜŞÜRÜLDÜM”

Bu hep böyle mi devam etti?

Bayılmalarım artınca kalbimde bir sorun olduğu endişesiyle sonunda revire sevk edildim. Sonra İzmir Askeri Hastanesi’ne gönderildim. Üçüncü haftaydı. Asker Hastanesi’nde dahiliye ve kardiyoloji tetkiklerim yapıldı. Ortopedi için ise yarın tekrar gelmem söylendi. Ancak Menteş Kampı’ndan buna izin çıkmadı ‘Bir günde halledip gelseydin’ diyerek ertesi gün ayağımdaki sorundan dolayı ortopedi bölümünde tedavi olamadım.

Sağlıksız duruma düştüğüm için hakkımda 3 tanesi disiplinsizlik, 3 tanesi de emre itaatsizlik olmak üzere 6 tane savunma verildi. 4 yıllık lise öğrenciliğim dönemimde 100 disiplin notu alan ben, 1,5 aylık süre içerisinde 6 kez disiplinsizlik suçlamasıyla karşı karşıya kalmıştım. Bu iftiralarla beni Disiplin Kurulu’na çıkarıp onun imzasıyla beni attıracaklardı. En ağırıma giden şey ise bu oldu.

Ve istifa süreciniz…

Evet. Sağlık hakkımı bile elimden alan ve sağlıksız halimle beni eğitime zorlayan bu izansızlar yüzünden artık psikolojik olarak da çöktüm. Çok sevdiğim, hayallerimi süsleyen askerlik mesleğine, F-16 pilotluğuna veda etme kararı alarak, kovulmak gibi onur zedeleyici bir fiilin öncesinde istifa etme kararı aldım ve 2 Eylül 2005’te istifa dilekçemi imzalayarak verdim. Dilekçemde gördüğüm baskı ve zulümlerden dolayı bu kararı aldığımı da açıkça belirttim. Yani Fetullah Gülen ve örgütünü değil vatanı sevdiğim için hayallerimi yıktılar.

IZDIRAPLA GEÇEN 10 YIL

Sonraki yıllarınız nasıl geçti?

Sonrasındaki 2 yıl yine kabus gibiydi. Menteş Kampı’nda bana yaşatılanlar rüyalarıma giriyor, onun etkisinden bir türlü kurtulamıyordum. Ayrıca Kara Harp Okulu’ndan istifa etmenin bedelini de ödettiler. İki yıllık mahkeme süreci sonunda biz 30 bin TL tazminat ödettirdiler. 2005 yılında ayrılmış biri olarak 2006 yılında bu borcu ödedim. Ben 1 yaşındayken annem ve babam ayrılmıştı, yetim büyüdüm ben. Yetim halimle iki yıl içinde bu yüksek meblağı ödemek zorunda bırakıldım.

Yani ızdırapla geçen bir 10 yıl… Peki bugün FETÖ ile her alanda mücadele eden devletimizden beklentiniz var mı?

Devletten isteğimiz evvela bu yöndedir. İade-i itibar istemekle birlikte ödemek zorunda olmadığımız bu maddi bedelin de tarafımıza geri ödenmesini istiyoruz. Hem hakkımızı yediler, hem de paralarımızı aldılar. Balyoz ve Ergenekon davalarında mağdur edilenlerin hakları verilecekken bizi de unutmamalı devletimiz. Genç yaşta mağdur edildik biz çünkü. Hayallerimizle birlikte yıktılar bizi. Bu göreve yeniden davet edilmem durumunda ise ilk günkü heyecanla Kara Harp Okulu’na başlamaya hazırım ben. Millet ve maneviyat için bugün dahi çağırsalar arkama dahi bakmadan gider eğitimimi alır ve istenildiği yerde, gerekirse Güneydoğu’nun en ücra köşesinde görevimi yapmaya hazırım.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SİYASET & GÜNDEM

PEKER'DEN ŞEHİT AİLESİNE EV

PEKER'DEN ŞEHİT AİLESİNE EV Şehit polis memuru Kaan Aybek'in ailesini taziye çadırında ziyaret ederek aileye daire alan Sedat Peker, Gazi ...

NURİ GEZİCİ'Yİ GÖREVİNİ DÜZGÜN YAPMAYA DAVET EDİYORUZ.

NURİ GEZİCİ'Yİ GÖREVİNİ DÜZGÜN YAPMAYA DAVET EDİYORUZ. ASLEN YOZGAT'LI BİR BÜROKRAT OLAN İSTANBUL VALİ YARDIMCISI NURİ GEZİCİ YAPTIĞI ZULÜMLERLE GÖÇMEN VATANDAŞLARI C...
KURDAŞIN ÇALINAN ARŞİVİNDE NELER VARDI ?21 Mayıs 2017

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi