ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
GÜNGÖREN'İN PARLAYAN EĞİTİM IŞIĞI MİNİKLER AKADEMİSİ...

GÜNGÖREN'İN PARLAYAN EĞİTİM IŞIĞI MİNİKLER AKADEMİSİ...

Editör HATİCE ZÜMER

MİNİKLER AKADEMİSİNİN EĞİTİMCİ PATRONU VE AYNI ZAMANDA PSİKOLOG OLAN ASLEN KARS'LI TANDOĞAN ÇAĞLAYAN VE EŞİ SİNOPLU ŞERİFE ÇAĞLAYAN'LA BİRLİKTE GÜNGÖREN'DE 2011 YILINDA ÖZEL MİNİKLER AKADEMİSİNİ KURMUŞLAR BİZLERDE www.gezenkus.com OKURLARI İÇİN ÇAĞLAYAN ÇİFTİ İLE ÖZEL BİR SÖYLEŞİ YAPTIK.

Psikolog olan Tandoğan Çağlayan  yedi yıl önce
Güngören'de açtıkları Minikler Akademisi isimli ana okulunda
başarılarıyla adlarından söz ettiriyor. kısa sürede
bölgenin en çok tercih edilen okul öncesi eğitim kurumları arasına
giren Minikler Akademisi ve psikolojinin işlerine kattıkları hakkında
sorularımızı yanıtladı.

Kendinizden bahseder misiniz?

1983 İstanbul doğumluyum. 2005'de Haliç Üniversitesi Psikoloji
Bölümü'nden mezun oldum. Kurumumuzu kurana kadar Çocuk Esirgeme
Kurumu, Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi ve özel eiğitim
merkezlerinde çalıştık. Eşimle hedefimiz hep bir anaokulumuzun
olmasıydı. 3 yıldır bu anaokulunda yönetimdeyiz.ayrıca 2013 doğumlu Zeynep isimli birde kızımız var 

Kurumuzu anlatır mısınız?

Kurumumuzda 3-6 yaş grubu çocuklar var. Yaş gruplarına göre sınıflara
ayrılmış durumdayız. 4 sınıfımız ve 8 öğretmenimiz var. Çeşitli branş
derslerimiz var. Psikolog olmamız sebebiyle Güngören bölgesinde en çok
tercih edilen bir kurumuz. Müstakil oluşumuz, büyük oluşumuz ve
deneyimli kadromuz nedeniyle tercih ediliyoruz. 50 öğrencimiz var. Bu
sayı artacak. 3-4 yaş sınıfı, iki adet 5 yaş sınıfı ve 6 yaş sınıfı
var.

Psikolog olmanızın ne gibi faydalarını görüyorsunuz?


Çocuğun gelişimini takip etmemiz açısından, kadronun seçilmesi
açısından psikolog olmamızın çok önemi var. Normalde ana okullarına
haftada bir psikolog gider. Bizim sürekli burada olmamız, çocukları
takip etmemiz, eğitmenlere ve velilere danışmanlık yapmamız adına çok
önemli. Çocuktaki bir eksikliği veya çocuktaki olabilecek sorunları
önlememiz açısından çok büyük önemi var. Çocuklara önce gelişim testi
uyguluyoruz. Okula başlayacak çocuklara okul olgunluğu testi
uyguluyoruz.

Çocuklar size geldiğinde hangi sorunlar tespit ediyorsunuz?

Davranış problemleri oluyor. Hiperaktivite, tırnak yeme, parmak emme,
konuşma geriliği çok görüyoruz. Bazı çocuklarda da öğrenme güçlüğü
oluyor. Diğer çocuklara göre zeka seviyesi biraz daha düşük
olabiliyor. Bunları fark ettiğimizde aileyi ve öğretmeni
bilinçlendiriyoruz. Ne yapılması gerektiğini anlatıyoruz. Burada
müdahale edilemeyecek bir durumda dışarıda gerekli uzman kişilere
yönlendirebiliyoruz.



Veliler bize daha çok referansla gelir. Geçmişte eğitimimizden memnun
kalan aileler birbirine söyler. Bu şekilde kulaktan kulağa referans
şeklinde geliyor velilerimiz. Yeni eğitim sisteminde okula başlama
yaşının düşmesi nedeniyle aileler daha çok bilinçlendi. Çocuklarını 4
- 5 yaşında okula yollayan aileler yaş küçüldüğü için 3 yaşında okula
göndermeye başlıyorlar.

Eğitim sisteminin değişmesi sizi nasıl etkiledi?


Sistemin değişmesi bir yandan iyi, bir yandan da kötü oldu. İyi
olmasının nedeni okul öncesi eğitim kurumlarına ilgi ve bilinçlendirme
daha da arttı. Diğer yandan çocuklar çok küçük oldukları için öz
bakımlarını okulda gerçekleştiremiyorlar. Ana okulunda bile yardımcı
eğitmenle tuvalete giden çocuk koskoca bir binada hem tuvaleti bulmak
zorunda hem de kendi başına temizliğini yapmak zorunda. Küçük
oldukları için sorunlarla baş edemiyorlar. arkadaşlarıyla yaşadıkları
sorunlar, derslerle ilgili sorunlar çıkıyor. Yapamadıkları şeylerde öz
güven eksikliği oluyor. Ödevlerin sorumluluğu çok fazla. Yaşları küçük
olduğu için daha çok oynamak istiyorlar. Dikkatlerini vermekte
zorlanıyorlar. Uyumda ve derslere kendini etmekte zorluk çekiyorlar.
Ana okulda hem eğitim hem de oyunla dengeli bir program uyguluyoruz.
Okul sadece ders ağırlıklı olduğu için çocuklar hem sıkılıyor, hem
dikkatlerini vermekte zorlanıyor, hem de kapasiteleri eksik kalıyor.

Okul öncesi eğitim çocuğun gelişimini nasıl etkiliyor?

Gözlemlediğim şu ki okul öncesi eğitim alan çocuğun kalem tutuşu bile
fark ediyor. Bazı çocuklar okula başlayınca eline kalem, kağıt alıyor.
Öz bakım becerileri oluyor. Sayıları ve harfleri öğrenmiş olarak
geliyor. Kapasiteleri, zeka seviyeleri diğerlerine göre önde oluyor.
Çünkü çocuğun beyni bilgisayar gibi çalışıyor. Sürekli her şeyi
alıyor. Anaokulu eğitimi almamış çocuk daha ham ve bilgi eksikliği
içinde oluyor. Bir bocalama dönemi yaşıyor. Burada yemek yemeyi,
temizlik yapmayı, dişlerini fırçalamayı öğreniyor. Okul öncesi eğitim
almış çocuk bilişsel, motor bakım becerileri ve sosyal becerilerde
diğer çocuklara göre önde oluyor.

Ailelerin çocuklarını bakıcıya vermesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bazı aileler bakıcıya veriyor. Biz diyoruz ki en iyi bakıcı en kötü
anaokulundan daha kötüdür. En kötü anaokulu da olsa bakıcıya
vermeyeceksiniz. Anaokulunun çocuğa kattığı çok şey var.
Arkadaşlarından görüp yemek yemeye başlıyorlar. Çocuklar, sevgiyle,
ödüllendirmeyle ve arkadaşlarını örnek alarak kademe kaydediyorlar.
Psikolojik sorun varsa ona da müdahale ediyoruz. Bazı çocuk da üstün
yetenekli oluyor ama bu fark edilmiyor. Üstün yetenekli çocukların
daha iyi eğitim alması için doğru okullara yönlendiriyoruz. Velilerle
sürekli iletişim halindeyiz.

Ailelere neler öneriyorsunuz?

3 yaşından itibaren çocukların anaokuluna verilmesi gerekiyor. Aileler
çocukların yaşlarının çok küçük olduğunu düşünüyor. 2.5 - 3 yaşında
yarım günde olsa başlanması gerekiyor. O yarım gün bile çocukta çok
fark ediyor. Konuşma bozukluğu olan çocuk burada konuşmayı öğreniyor.
Tek çocuk olan paylaşımı bilmeyen çocuk burada paylaşmayı ve
sosyalleşmeyi öğreniyor. Çekingen çocuk kendisini ifade etmeyi
öğreniyor. Daha girişken oluyor. Davranış sorunları olan hırçın çocuk,
burada daha sakin ve kurallara uyuyor. Otokontrol öğreniyor. Çocuğun
anaokuluna başlaması için ailenin sorun yaşanmasını beklememesi
gerekiyor. Aileler kurum sahiplerinin kim olduğunu araştırmalılar.
Birçok anaokulunu yöneten insanlar eğitimci değil. Tüccar, galerici,
tekstilci gibi meslek kollarından kişiler anaokulu ticari amaçla
açıyor. Çocuk gelişimcilerinin olması gerekiyor. Kadro deneyimli
olmalı. Tüccarlar ucuz olduğu için yeni mezun ve deneyimsiz eğitmen
çalıştırıyor. Ortamın hijyenik olması gerekiyor. Çocuk orada gerekirse
yere oturacak, yuvarlanacak. Hijyen ve yemekler çok önemli. Çoğu
anaokulunda fast food tarzı sağlıksız ürünler veriliyor. Hamburger,
patates kızartması ve çikolatalı ekmek veriliyor. İşin içinde olan
insanlarla olmak çok farklı.

Aileler Minikler Akademisi'ni neden tercih etsin?

İstanbul'da Anadolu Yakası'nda sahipleri karı - koca psikolog olan bir
anaokulu varmış. Avrupa Yakası'nda karı - koca psikolog olan anaokulu
biziz. Kadromuz deneyimli. Çocuk gelişimi takip ediyoruz. Güngören'de
olmamıza rağmen okulumuzun konumu ve diğer kurumlara göre lüks olması
farklılık yaratıyor. İşi anlamamız, hijyen ve konfor bizi
diğerlerinden öne çıkarıyor. Çocuklar ve aileler sistemle ilgili çok
bilinçlendirilmiyor. Ne yaptıklarını bilmiyorlar. Yeni sistem çok
karışık olduğu için sistem öğrenilirken diğer sisteme geçiliyor. Bu
yüzden aileler okullardaki rehberlik sistemi çok fazla olmadığı için
yanlış kararlar verebiliyorlar. Devlet okullarında rehberlik hizmeti
çok zayıf. Rehber öğretmen okulun can damarı. Devlet okullarında bu
sıkıntı çok fazla var. 100 çocuğa bir tane rehber öğretmen bakıyor.
Daha fazla sayıda olanlarda var. Okullardaki rehber öğretmenlere bir
nevi pedagog deniyor.

Ülkemizdeki psikologa gitme tabusu son yıllarda kırılmışa benziyor...

Ben 2005 mezunuyum. O zamandan beri eğitim daha da gelişti. Kaliteli
hocalar var. Psikologlara talep arttı. Eskiden psikologa gitmek zordu.
Bir çocuk psikologa gittiğinde etrafta çocuklara geri zekalı damgası
vuruluyordu. Yetişkinler psikologa gittiğinde "deli" diye
adlandırılıyordu. Şimdi sorunlu deniliyor. Biraz yumuşatıldı.
Psikologa gitmek biraz da popüler hale geldi. Psikologa başka
nedenlerle de gidiliyor.

Okul açarken neden Güngören'i tercih ettiniz?

İyi semtlerde zaten iyi eğitim veriliyor. Güngören sosyo - ekonomik
seviyesi biraz düşük. Eğitim anlamında zayıf. Bu yüzden Güngören'i
tercih ettik. Kaliteli eğitim olsun ve çocuklara yararımız olsun.
Eğitim anlamında kendimizi gösterelim dedik. Şubeleşme konusunda
tereddütte kaldık. Şubeleşmek istiyoruz ama işin başında yine biz
olmalıyız. Ancak bir tane şube açabiliriz. Birinde ben diğerinde eşim
olabilir. İnsanın kendi işinin başında olması çok başka. İşin içinde
olmayan insanlar olsak eğitim koordinatörüne teslim ederiz. İşin
içinde olunca başkasına devredemezsiniz.

Çocuklar bilgisayarla 2-3 yaşlarında tanışıyor. Siz bilgisayarın
eğitimdeki rolünü nasıl görüyorsunuz?


Hepsinin tabletleri var. Televizyon ikinci plana geçti. Çocukların
elinde hep tablet var. Kitap setlerinde de CD'ler var. Eğitim sistemi
CD'lere geçiyor. Eğitim sisteminde bilgisayar ve tabletler teşvik
ediliyor. Teknolojiye zorunlu kaldık. Kitap okuma alışkanlığı oluşsun
diye çocuklara ve velilere hafta sonları kitap okuma ödevleri
veriyoruz. Her hafta velilerin bir konuda kitap okunmasını istiyoruz.
Ev ödevleri veriyoruz. Çocuk kitapla haşır neşir oluyor. Veliyi de
işin içine katıyoruz. Haftada bir kitap günümüz var. Çocuk sevdiği
kitabı evden getiriyor. Okuyamıyor ama resimlere bakarak hikaye
uyduruyor.

İŞTE MİNİKLER AKADEMİSİNİN GENÇ VE DİNAMİK KADROSU :

1) SÜMEYYE BOSTANCI

2) SULTAN ÇAĞIRAN

3) PERİHAN POLAT

4) HÜMANUR VAROL

5) ELİF KOÇOĞLU

6) NAGİHAN ÜNAL

7) TUĞBA ŞAHİN

8) AYŞE ALTUNTAŞ

9) ŞERİFE DEMİRTAŞ

11) MERAL ÖZTÜRK

VE (KURUM AŞÇISI) SELMA BAYKALDI

www.gezenkus.com AİLESİ OLARAK MUTLU BİR AİLE TABLOSU ÇİZEN NESLİHAN VE TANDOĞAN ÇİFTİNE BAŞARILARININ DEVAMINI DİLERİZ.


RESİMLER İÇİN TIKLAYINIZ :


HABER : DENİZ ALTUNTAŞ

FOTOĞRAFLAR : ALİ BAŞAK


Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

EĞİTİM & SANAT

BAŞÖRTÜLÜLER OKULA GİREMEZKEN RUMLAR OKULLARINA KAVUŞTU...

BAŞÖRTÜLÜLER OKULA GİREMEZKEN RUMLAR OKULLARINA KAVUŞTU... Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, Gökçeada'da Rum azınlık okulunun açılması talebinin onaylandığını bildirdi.

İŞTE EĞİTİMİN İÇLER ACISI HALİ...

İŞTE EĞİTİMİN İÇLER ACISI HALİ... 2011 YILINDA (AKP) NİN İKTİDARA GELMESİ İLE ZATEN ÇÜRÜMÜŞ OLAN EĞİTİM (AKP) NİNDE UMURSAMAZLIĞI YÜZÜNDEN DİBE VURDU...
KURDAŞIN ÇALINAN ARŞİVİNDE NELER VARDI ?21 Mayıs 2017

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi