ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

HZ OSMAN VE HZ ALİ'NİN KATİLİ; ALEVİLİĞİN SEBEBİ.

HZ OSMAN VE HZ ALİ'NİN KATİLİ; ALEVİLİĞİN SEBEBİ.

Editör HATİCE ZÜMER

Hz İsa ile gelen Hristiyanlığa çok içerlemiş olan Yahudiler İslamiyetin de doğması ve hızla yayılmasıyla iyice çılgına döndüler.

İbn-i Sebe yahudi din adamıydı ve bu yayılımı durdurmanın çaresini arıyordu. nihayet müslüman  olmuş rolü yaparak daha asrı saadette en buyuk münafıklardan olarak belki de kıyamete kadar gidecek olan bir sorun tasarladı ve malesef başarılı oldu.

İbn'i Sebe o kadar iyi planlar yaptı ki Hz Osman'nın özel kalemi mahiyetinde gorev yaptı. Hz osman'nın mısır valiliğine atama yapması planının kayda geçmesine karar verdi ve ilk buyuk yalanla düşünce ayrılığının tohumlarını attı. burada Hz osman'la arasını açtığı sahabileri birbirlerine düşürdü ve bir süre sonra kendi tuttuğu adamlarıla Hz osman'ı katlettiler.

Yeni halife arayışı içine giren müslümanlar arasına da fitne kattı. bazı tıpluluğa hz Ali olmalı derken diğer bir tarafa asla seçilmemeli diyerek fitne ateşini iyice büyüttü. nihayet Hz ali halife seçildi ve i. sebe Hz Ali için uluhiyet izhar etti kendisine gidip sen Allah'sın dedi bir kaç kişiyle. Hz Ali kendisini güneye sürdü ve i sebe burada daha iyi fırsatlar bularak Hz aişe ve halifeyi birbirine düşürdü. Sıffın savaşı olmadan barışan her iki tarafa i. sebe karşı topluluktan seçtiği adamları yalan soylettirerek size oyun oynuyorlar ve sabah savaş açacaklarını soylediler ve sıffin savaşı boyle fitneler arasında meydana geldi*

Hz Ali ölünce onun peygamber olduğunu Cebrail yanlışlıkla  HZ Muhammed'e peygamberlik goturduğunu veya Onun (haşa) Allah olduğunu yayıyordu etrafına. henüz yeni islmaiyetle tanışan müslümanlar buna inanıyorlardı. ve islamiyet buyuk yara alıyordu.

ibn-i sebe'den sonra yaklaşık 20 kavim meydana geldi ve en buyüğü ismailiyye kavmi. bu kavim herşeyi birbirleriyle ortak kullanıyorlar. ev mal mülk eş...


Selçuklu zamanında Hasan Sabbah bu akımı devam ettirdi ancak kendi menfaatleri doğrultusunda kullandı. Alamut kalesinde cennet oluşrdu. bu cennette süt akan çeşmeler her çeşit meyve ağaçları, güzel kızlardan yaptıkları huriler. ne işe yaraıyor derseniz...20 yaşlarında gençleri uyutup bu cennette 1 hafta bırakıyor ve tekrar uyutarak oradan alıyor. gordunuz işte cennet benim elimde dediğimi yaparsanız sizi tekrar cennete koyarım diyor ve bu gençlere zamanın buyuk zatlarını, fikrine uymayan kişileri öldürtüyordu..

Osmanlı zamanınıda ise 13 yaşında devlet başkanı olan Şah İsmail bu akım öncülük etti. yaptıkları aynı.. güneydoğu Anadolu'ya yakın yerlerde isyan çıkarmaya çalıştı ve bunu öğrenen Yavuz Sultan Selim isyan çıkaran yaklaşık 1000 aleviyi kanun gereği idam ettirdi. bu yüzden aleviler ilelebet Y.s.Selim'i sevmeyecektir...

*Bu savaşta ölen de öldüren de şehittir. her iki taraf da din için savaşmıştır 

KAYNAK: Alevilik-Mehmed Kırkıncı


Portre

Abdurrahman İbn Mülcem (?-661)

hazreti Ali'nin katilidir. Peygamber Efendimiz (sav) tarafından Hazreti Ali'ye (ra) "senin sakalını senin başının kanıyla ıslattıracak" (Mektubat, s. 99) sözleriyle mucizevi bir şekilde haberi verilmiştir. Hazreti Peygamber (sav) tarafından vasıflarının belirtilmesi dolayısıyla bizzat Hazreti Ali (ra) tarafından tanındığı halde, katil olayına girişmeyinceye kadar kendisine ilişilmemiştir. Hakem olayından sonra Hariciler arasında yer almıştır. Künyesi Abdurrahman bin Amr bin Mülcem el-Muradî el-Himyeri el-Kindî şeklindedir.

Abdurrahman'ın hayatının ilk dönemiyle ilgi geniş bir bilgi yoktur. Hakem olayına kadar geçen sürede muhtelif faaliyetlerde bulundu. Hazreti Ömer'in (ra) halifeliği zamanında Medine'ye geldi. Kur'an-ı Kerim öğrendi. Mısır seferine katılan Abdurrahman, bölgenin fethedilmesinden sonra Medine'ye dönmeyerek buraya yerleşti. Hazreti Ali (ra) ve Hazreti Muaviye (ra) taraftarları arasında cereyan eden Sıffin Savaşında Hazreti Ali'nin (ra) yanında yer aldı. Ancak, Hakem olayından sonra işlerin daha da karışması, fitnecilerin faaliyetlerine hız vermesinden sonra Haricilerin safına geçti.

Haricilerin safına katılan Abdurrahman'ın bundan sonraki faaliyetleri kendisi için bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Özellikle Haricilerin tamamen kontrolden çıkmaları, bir çok büyük sahabeye dil uzatmaları ve İbni Mülcem'in bu faaliyetlerde aktif rol alması, sebepsiz yere çok kan akıtılmasına sebep oldu. Ayrıca, İslamiyet'in gelmesiyle eski kültür ve geleneklerinin etkisinden kurtulamayan, maddi zarara uğrayan, henüz İslamiyet'i tam olarak hazmedememiş veya inanmadığı halde inanmış görünen bir çok kimseye de fırsat doğdu. Ufak tefek düşünce ve yöntem farklılıkları deşilerek Müslümanlar arasında bölünme ve parçalanmalara hız verildi.

Sıffin savaşından sonra yollarını ayıran Haricilere, Hazreti Ali (ra) tarafından Kitap ve Sünnete uygun hareket etmeleri çağrısı yapıldı ancak bu çabalar karşılık görmedi. Hariciler kendi fikirlerinde olmayan Abdullah bin Habbab bin Eret ve hamile hanımını katlettikleri gibi Hazreti Ali'yi (ra) küfürle itham ettiler.

Hazreti Ali (ra), Haricileri yola getirmek maksadıyla üzerlerine kuvvet yolladı. Nehrevan'da önce kendilerine hitap edip yanlış yoldan vazgeçmelerini ve kendisine katılmalarını istediyse de bu teklifi kabul edilmedi. Bunun üzerine çıkan çatışmada çok sayıda Harici öldü. Bilahare Nuhayle savaşında da çok sayıda Harici öldü. İşte bu savaşlardan sağ kurtulanlar toplanarak çeşitli kararlar aldılar. Onlara göre fesat çıkaran Hazreti Ali (ra), Hazreti Muaviye (ra) ve Amr İbnü'l As (ra) idi ve bunların öldürülmesi gerekirdi. Bunları öldürme konusunda yemin içtiler. Üçü de aynı zamanda öldürülecekti. Hazreti Ali'yi (ra) öldürme görevini de Abdurrahman İbn Mülcem üstlendi.

Abdurrahman ve arkadaşları planladıkları suikast girişimini 24 Ocak 661 (17 Ramazan 40) tarihinde gerçekleştireceklerdi. Abdurrahman bu maksatla Küfe'ye gitti ve bir çok kişiyle biraraya gelip, savaşta ölmüş Hariciler için ağıtlar yakılan toplantılara katıldı. Asıl niyetini gizledi ve geliş maksadını kimseye bildirmedi. Bu sıralarda Katami adlı güzel bir kadınla karşılaştığı ve evlenme teklifinde bulunduğu, kadının ise teklifini kabul etmek için İbn Mülcem'den Hazreti Ali'yi (ra) öldürmesini ve ayrıca kendisine 3000 dirhem ve birkaç şey daha vermesini talep ettiği nakledilmektedir. Bunun üzerine Abdurrahman, Küfe'de bulunuşunun asıl nedenin Hazreti Ali'yi (ra) öldürmek olduğunu açıklar. Katami böylece Harici olan ve savaşta öldürülen babasıyla kardeşinin intikamını alacaktır. (Ethem Ruhi Fığlalı, "İbn Mülcem", TDVİA., 20. C. s. 220)

İbni Mülcem, iki arkadaşı ile birlikte sabah erkenden harekete geçti. Hazreti Ali'nin (ra) sabah namazını kıldırdığı caminin karşısındaki eve saklandı. Hazreti Ali (ra) göründüğü gibi bir arkadaşı saldırdıysa da hamlesinde başarılı olamadı ve geri kaçtı. Diğer arkadaşı da kaçınca yalnız kalan İbni Mülcem, Hazreti Ali'nin (ra) başına daha önceden zehir sürdüğü kılıcı ile bir darbe indirdi ve yaraladı. Olaydan sonra kaçamadan yakalandı ve Hazreti Ali'nin (ra) huzuruna çıkarıldı. Hazreti Ali (ra) almış bulunduğu yaranın etkisiyle vefat etmesi durumunda İbni Mülcem'i kendi kılıcıyla öldürmelerini vasiyet etti. Şayet vefat etmezse cezayı kendisinin vereceğini bildirdi.

Hazreti Ali (ra), huzuruna getirilen İbni Mülcem'e bunu neden yaptığını sordu. İbni Mülcem, "Ben şu kılıcı kırk gün müddetle bileyip durdum. Yüce Allah'a bu kılıçla insanların şerlilerinden birisini öldürmesini niyaz ettim" diye cevapladı. Hazreti Ali (ra) de, "Ben seni bu kılıçla öldürülecek bir adam olarak görüyorum. Ve sen Allah'ın en şerli kullarından başkası değilsin" diye cevap verdi. (İsmail Mutlu, Dört Halife Devri, Yeni Asya Gazetesi Neş., İstanbul 1992, s. 298)

Allah'ın aslanı bu caniye ve söylediklerine rağmen hiddete gelmedi. Kendisinden sonra da buna şiddet uygulamamaları konusunda başta oğulları Hazreti Hasan (ra) ve Hazreti Hüseyin (ra) olmak üzerine yanındakileri uyardı. Vefatından sonra katile kendisine vurulandan fazla kılıç darbesi indirilmeyecek, İbni Mülcem'in yaptığı kadar, yani sadece bir kılıç darbesi vurulacaktı. Hazreti Ali (ra) olaydan iki gün sonra şehit oldu.

Hariciler, üç kişinin öldürülmesinin kararlaştırıldığı ve sadece Hazreti Ali'nin (ra) şehit edilmesi ile neticelenen menfur gayelerinden sonra İbni Mülcem'i kahraman olarak andılar, hakkında şiirler yazdılar. Hatta, "İnsanlardan öyleleri de var ki, Allah'ın rızasını almak için kendini ve malını feda eder. Allah da kullarına şefkatlidir" (Bakara; 207) ayetinin İbni Mülcem hakkında indirildiğini iddia ettiler. Oysa ki, Resuli Ekrem (asm), "Ali'yi seven beni sevmiştir. Ali'ye düşmanlık besleyen bana düşmanlık beslemiştir" (Cami'ü's-sağîr, 3. C., hadis no: 3527, s. 318) diye buyurmuştur.

Hazreti Ali'nin (ra) vefatından sonra İbni Mülcem, Hazreti Hasan'ın (ra) huzuruna çıkarıldı. İbni Mülcem, "Ben Rabbime bir ahitte bulundum. Bu ahdi mutlaka yerine getirmeyi arzuluyorum. Ben Yüce Allah'a Ali'yi ve Muaviye'yi öldürmeyi ahdetmiştim. Beni Muaviye ile başbaşa bırak. Onu öldürürüm. Bunu yapamazsam gelir sana biat ederim" (Mutlu, s. 300) dedi. Hazreti Hasan (ra) ise Hazreti Muaviye (ra) ile değil, cehennem ateşi ile başbaşa bırakacağını söyleyerek onu öldürdü.

8/23/2002

HÜRRİYET imanın esasıdır

Hücre ve kainat bütünün farklı görünümleridir

Abdurrahman İbn Mülcem (?-661)


Enstitü Sayfası Arşivi

- Tüm Başlıklar

- Portreler

- Mana-i Harfi



 


Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SİYASET & GÜNDEM

İMAMOĞLU İSTANBUL'U SİLDİ SÜPÜRDÜ AKEPE KOMA'DA

İMAMOĞLU İSTANBUL'U SİLDİ SÜPÜRDÜ AKEPE KOMA'DA 23 HAZİRAN 2019 YEREL SEÇİMLERİNİN GALİBİ OLAN EKREM İMAMOĞLU AKEPE'Yİ ADETA TALAŞ ETTİ. AKEPE TARİHİNDE HİÇ YE...

YAZAR SEMA MARAŞ'LIDAN AKP YE ÇAĞRI HÜKÜMET VE FEMİNİST KADIN DERNEKLERİ.

YAZAR SEMA MARAŞ'LIDAN AKP YE ÇAĞRI HÜKÜMET VE FEMİNİST KADIN DERNEKLERİ. Feminist kadın dernekleri bu günlerde hiç durmadan çalışıyorlar. Belli ki Avrupa Birliği parayı bol basmış. Bu dern...
ŞEHRİMİN YANLIZLIĞI11 Ekim 2018

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi