ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

BELGELERDEN MENDERESİN İDAM SEBEBİ ORTAYA ÇIKTI...

BELGELERDEN MENDERESİN İDAM SEBEBİ ORTAYA ÇIKTI...

Editör HATİCE ZÜMER

Darbeleri Araştırma Komisyonuna gelen belgelerdeki kayıtlara göre, Menderes hükümetinin darbeyi hak eden iki bariz hatası olmuş: 1. Ezanı aslına döndürmek, 2. Said Nursi Ankara'ya geldiğinde Menderes Said Nursi'ye hürmet edip onun elini öpmüş...

Darbeleri Araştırma Komisyonu alt komisyon başkanı Ak parti Kayseri Milletvekili Yaşar Karayel, Bursa'da darbelerin Türkiye'de nasıl yapıldığını ve sudan bahanelerle ne zulümler yapıldığını anlattı.

Yaşar Karayel, Birlik Vakfı Bursa Şubesinin Cuma Meclisi'ne: Darbeleri ve darbeci zihniyeti şöyle anlattı;

"Darbeleri Araştırma Komisyonu, üç alt komisyon kurdu: 27 Mayıs Darbesini Araştırma Komisyonu, 12 Eylül Darbesini Araştırma Komisyonu ve 28 Şubat Postmodern Darbesini Araştırma Komisyonu.

Devletin tüm organları –çok gizli olmadıkça- bize istediğimiz tüm belgeleri gönderdi. O belgelerden bazılarını gördükçe 'Allah bizi korumuş.' diye şaşkınlığa düşüp şükrettim."

Yüzkarası işler...

Yaşar Karayel, savaşın bile kendi içinde bir hukuku, bir terbiyesi olduğunu belirterek darbelerin ve darbecilerin böyle bir hukuk ve terbiyeden yoksun olduklarını, darbecilerin utanç verici işlere imza attıklarını söyleyerek şu örnekleri verdi: "27 Mayıs darbesinde Adnan Menderes'e, rahatsızlığı olmamasına rağmen, istememesine rağmen prostat muayenesi yapılmış.

Yine onbaşıların ve diğer askerlerin koridorda vb gördüklerinde Menderes ve arkadaşlarına tokat atmaları emri verilmiş. İşin ilginç tarafı, tüm bu yapılanlar da hala arşivlerde var. Kendilerine bir şey olmayacağından o kadar eminler demek ki."

Menderes'in hatası neydi?

Yaşar Karayel, bu kadar tahkir edilen Menderes ve arkadaşlarına karşı darbe yapılmasının gerekçesinin ise iki başlık altında toplandığını söyleyerek bu başlıkları şöyle anlattı:

"Belgelerdeki kayıtlara göre, Menderes hükümetinin darbeyi hak eden iki bariz hatası olmuş:

1. Ezanı aslına döndürmek,

2. Said Nursi Ankara'ya geldiğinde Menderes Said Nursi'ye hürmet edip onun elini öpmüş...

Darbeyi yapanlar, ezan Türkçe iken ezanı anladıklarını ama Arapça ezanı anlamadıklarını söylemişler. "

Darbeler ve ekonomik çıkar

27 Mayıs Darbesini yapanlar arasında olağanüstü zenginleşenler oldu. Darbeyi yapanlardan mesela Numan Esin ve Alparslan Türkeş'in malvarlıklarında anormal bir artış olmuş. Bunların İstanbul'da, Balıkesir'de, çeşitli sahil kesimlerinde birçok gayrımenkulü olmuş.

Unutmayın, 28 Şubat Darbesinin ülkeye maliyeti 251 milyar dolardır. AKP hükümetinin ülkeye şu ana kadar yaptığı yatırımların 100 milyar dolar civarında olduğunu hesaba kattığımızda, ne kadar büyük bir soygunla karşı karşıya kaldığımız daha iyi anlaşılır.

Ülkemiz 100 milyar dolar yatırımla bu kadar kalkındığına göre, o 251 milyar doların da yatırıma gittiğini düşünsek, ülkemiz uçardı."

28 Şubat Darbesi

28 Şubat Darbesini yapanlara, Erbakan hükümetinin suçu nedir diye sorduğumuzda, bize,

1. Din adamlarına verilen iftar yemeğini,

2. Erbakan'ın söylediği "Kanlı mı olacak, kansız mı, işte bu belli değil." cümlesini gerekçe olarak gösterdiler.

Komisyonda ben de kendilerine, "Siz her hoşunuza gitmeyen şeyi işittiğinizde darbe mi yapacaksınız?" diye sorduğumda, İç Hizmet Yönetmeliğinin 35. Maddesinin kendilerine ülkeyi korumak ve kollamak görevini verdiğini, kendilerinin de bu görevi yerine getirdiklerini söylediler."

BÇG var mı, yok mu?

28 Şubat ekibini oluşturanlar, MGK kararlarına güvenmedikleri için BÇG adıyla yeni bir oluşuma gittiler. Güven Erkaya günlüğünde 'BÇG'yi kurmak için biz beş kuvvet komutanı karar verdik ve bunu daha sonra Genelkurmay Başkanına da bildirip olurunu aldık. Onun olurunu aldıktan sonra da tüm birliklere bir genelge göndererek 28 Şubat kararlarının takibini yaptırdık.' diyor.

Bu takip o kadar abartılmıştır ki çok saçma ve bir o kadar da trajik olay yaşanmıştır.

Mesela ABD'de ilahiyat fakültesini bitirip askeri okulda da teoloji dersi veren bir öğretmen, evinde teolojiyle ilgili kitaplar bulunduğu gerekçesiyle ordudan atılmıştır.

Aslında bu fişleme ilk haliyle daha paranoyak bir biçimdeydi ama zamanla bunu sadece inançlı insan avına döndürecek biçimde kontrol altına aldılar.

Malatya olayları...

28 Şubat sürecinde bazı iller başörtüsü uygulamasıyla ilgili olarak pilot il olarak seçildi, bu illerden biri de Malatya oldu.

Malatya olaylarını incelediğimizde şöyle bir şeyle karşılaştık:

Bir çarşamba günü medya Malatya çıkarma yapar. Medyanın bu ilgisi karşısında şaşıranlar, bu ilginin sebebini sorarlar.

Aldıkları cevap şudur: "Cuma günü burada çok önemli olaylar olacağı için buradayız."

Düşünebiliyor musunuz, günlerden çarşamba ve medya cuma günü olacak olağanüstü olaylar için Malatya'da konuşlanmış.

Süreci doğru okuyan bazıları o gün Malatya Ulu Camiine gitmezler. İşitirler ki Ulu Camide olaylar olmuş.

O günlerde işte böyle senaryolar yazılıyor ve bu tip gerekçelerle diledikleri kişileri hayali örgütlerle ve hayali olaylarla, bazen de böyle düzmece olaylarla suçlayıp hapsediyorlardı.

Şu anda bile o senaryo gereğince hala hapiste yatan bir sürü insanımız var. Bunlardan biri de, Salih İzzet Erdiş. Fikir adamı ve yazar olan Salih İzzet Erdiş, inanılmaz bir hızla yargılanıp cezası da Yargıtayca onandıktan sonra ömür boyu hapse mahkum ediliyor.

Yargılama süresi, Yargıtay onayı da dahil, toplam yirmi yedi gün... Bu olay bize, darbecilerin yargıyı nasıl baskı altına aldıklarını göstermesi bakımından da manidardır."

Bundan sonra ne yapmalı?

Elimize ulaşan bir ihbar mektubunda, Ergenekon yapılanmasının toplamda yüz on bin kişi civarında olduğu ve bunların ülkenin çeşitli yerlerine bol miktarda silah gömdükleri yazıyordu.

Her ne kadar İlker Başbuğ o silahların bulundukları yerlerden alınıp envantere işlendiklerini söylemiş olsa da, bu silahların ne olduğundan asla emin olamayız.

Unutulmamalı ki Türkiye'yi sarsan siyasi cinayetler, provokasyonlar hep bu silahlarla yapıldı.

O silahların ne olduğundan emin olmadığımız gibi, bu yapılanmadaki yüz on bin kişi kimlerdir, nerededir, ne yapmaktadır, bunları yöneten dört bin beş yüz kişi kimdir, ne yapmaktadır, bilgi sahibi değiliz. Bu durum, başlı başına bir risktir.

Bir de siyasi cinayetler konusu var. Bu cinayetler de mutlaka aydınlatılmalı. Bu cinayetler aydınlatılmadığı sürece bir şeyler eksik demektir. Ve elbette en önemlisi de hala yönetildiğimiz bu darbe anayasasını bırakıp yeni, demokrat, insan haklarına saygılı bir sivil anayasa yapmalıyız.

Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SİYASET & GÜNDEM

İMAMOĞLU İSTANBUL'U SİLDİ SÜPÜRDÜ AKEPE KOMA'DA

İMAMOĞLU İSTANBUL'U SİLDİ SÜPÜRDÜ AKEPE KOMA'DA 23 HAZİRAN 2019 YEREL SEÇİMLERİNİN GALİBİ OLAN EKREM İMAMOĞLU AKEPE'Yİ ADETA TALAŞ ETTİ. AKEPE TARİHİNDE HİÇ YE...

YAZAR SEMA MARAŞ'LIDAN AKP YE ÇAĞRI HÜKÜMET VE FEMİNİST KADIN DERNEKLERİ.

YAZAR SEMA MARAŞ'LIDAN AKP YE ÇAĞRI HÜKÜMET VE FEMİNİST KADIN DERNEKLERİ. Feminist kadın dernekleri bu günlerde hiç durmadan çalışıyorlar. Belli ki Avrupa Birliği parayı bol basmış. Bu dern...
ŞEHRİMİN YANLIZLIĞI11 Ekim 2018

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi