ANASAYFA HABER ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI KÜNYE İLETİŞİM

REKLAM

HABER ARA


Gelişmiş Arama
ESKİ SAVCI İŞKENCELERİ ANLATTI...

ESKİ SAVCI İŞKENCELERİ ANLATTI...

Editör HATİCE ZÜMER

Darbe döneminin Diyarbakır Askeri Savcısı Ümit Kardaş, Söz Sende'de Balçicek İlter'e 12 Eylül döneminde yaşadıklarını anlattı.

 Benim önüme gelen bütün sanıklar işkence görmüştü" diyen Kardaş, hem işkenceleri tutanaklara yazıp sıkıyönetim komutanlığına bildirdiği hem de kendi nöbetine denk gelen iki işkenceden ölüm vakasını araştırdığı için kendisine gözdağı verildiğini söyledi.

İşte Ümit Kardaş'ın o dönemde yaşadıkları...
"İŞKENCENİN TÜM İZLERİNİ GÖRDÜK"
Ölüm vakalarından bir tanesi benim sıkıyönetim görevine başladığım tarihten sadece 10 gün kadar sonraydı. Bir bayram günü, Mardin sorgulamasında bir kişinin öldüğünü bildirdiler. Tabi ki bize aktarılan işkenceden öldüğü değildi, rahatsızlandığı söylendi. Ancak ceset bize teslim edildiğinde ve iki doktorla birlikte otopsisine girdiğimizde işkencenin tüm izlerini gördük. Kişi gözaltına alınalı 48 saat olmuştu, 20 yaşlarında, genç bir çocuktu. Boyun kırıktı, akciğerler kan içerisindeydi, vücudunda sigara izleri vardı.
"BİZ NE GÖRÜYORSAK ONU YAZACAĞIZ"
Gördüğüm tablo insanlık dışı bir şeydi. Ben müthiş sarsıldım bunu gördüğümde. Elbette bir korku da var. Doktorlar korkuyordu. Bu gördüklerini nasıl yazacaklarını, başlarına bir sey gelip gelmeyeceğini düşünüyorlardı. Ben onlara teminat verdim. "Biz ne görüyorsak onu yazacağız" dedim. Ben de tabi daha 4 yıllık bir savcıyım ama şöyle düşündüm: "Ben hukuk içerisinde görevimin gereğini yapmalıyım, hem bir hukukçu olarak hem de bir insan olarak. Çünkü buradan gittiğimde kendimle barışık olmak istiyorum. Görevini yapmış insanların huzurunu duymak istiyorum"
"BİZ ARTIK SORGULAMA YAPAMAYACAĞIZ, SİSTEM ÇÖKTÜ"
Bu olay yaşandığı sırada ben Sıkıyönetim Kurmay Başkanı tarafından sürekli aranıyordum. Neden arandığımı bildiğim için, ben görüşmedim kendisiyle. Otopsiden çıktıktan sonra Mardin Emniyet Müdürü, bütün polisler orada ve tabi ölen çocugun ailesi de orada. Kırsal kesimden insanlar, boyunları bükük. Benim önüme geldiler. Ben onlara sunu dedim: "Ben oğlunuzun cesedini size bu şekilde teslim etmekten büyük üzüntü duyuyorum ama bunların sorumlularını mutlaka bulacağım." Elbette bu benim için cok etkileyici bir andı. Ben orada emniyet müdürünün de ifadesini aldım. Bir baskomiserle iki polis memurunu tespit edip dava actım. Elbette çok büyük zorluk yaşadım. Mardin Emniyet Müdürü o olaydan sonra "Biz artık sorgulama yapamayacagız, sistem çöktü" dedi. Bir dolu yaftalama başladı, komünist dediler. Ben tabi bunları önemsemedim ancak biraz yalnız hissettim.
Delicious  Facebook  FriendFeed  Twitter  Google  StubmleUpon  Digg  Netvibes  Reddit

SİYASET & GÜNDEM

PEKER'DEN ŞEHİT AİLESİNE EV

PEKER'DEN ŞEHİT AİLESİNE EV Şehit polis memuru Kaan Aybek'in ailesini taziye çadırında ziyaret ederek aileye daire alan Sedat Peker, Gazi ...

NURİ GEZİCİ'Yİ GÖREVİNİ DÜZGÜN YAPMAYA DAVET EDİYORUZ.

NURİ GEZİCİ'Yİ GÖREVİNİ DÜZGÜN YAPMAYA DAVET EDİYORUZ. ASLEN YOZGAT'LI BİR BÜROKRAT OLAN İSTANBUL VALİ YARDIMCISI NURİ GEZİCİ YAPTIĞI ZULÜMLERLE GÖÇMEN VATANDAŞLARI C...
KURDAŞIN ÇALINAN ARŞİVİNDE NELER VARDI ?21 Mayıs 2017

REKLAM


RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi